BEYAZ KOD, KARA TALİH

  • Görüntüleme: 787
  • 31 Temmuz 2018

 
29.07.2018 tarihinde meslektaşımız beyaz kod verdiği için Bakanlık Makamınca 2 ay görevinden uzaklaştırılmıştır.

Ölen yaşlı dedesinin maaşını almaya devam etmek isteyen torunu tarafından Dr Ersin Aslan’ın katledildiği 2012 yılında başladı beyaz kod uygulaması. Artık tahammül edilemeyen bir şekilde artarak giden sağlıkta şiddetin önüne geçmek için büyük umutlarla ve büyük sözlerle başlatılmıştı bu uygulama. Hatta Bakanlık Makamı sağlıkçıya el kaldıranın elini bükeceği gibi yüksek derecede caydırıcı açıklamalar bile yapmıştı. 2012 yılının yaklaşık 5 aylık süresinde 3 bin 84 sağlıkta şiddet olayı rapor edilmişti. Devam eden yıllarda bu caydırıcı açıklamalar ve tedbirlere bağlanan umutların sabun köpüğünden ibaret olduğu çok acı tecrübelerle görüldü.

2015 yılında Dr Kamil Furtun çalıştığı hastanede silahlı saldırı sonucu hayatını kaybetti. 2015 yılının Kasım ayında ise Dr Aynur Dağdemir sekreterinin eski eşi tarafından çalıştığı hastanede mesai saatlerinde bıçaklanarak öldürüldü. Aynı yıl 12 bin 245 sağlık çalışanına şiddet vakası kayıtlara geçti.

2017 yılında yine bir doktorun öldürüldüğü haberiyle sarsıldık. Dr Hüseyin Ağır görevi başındayken silahla öldürüldü. Tahmin edileceği üzere sağlıkta şiddet rakamları azalmak yerine artmaya devam etti.

2018 yılı Temmuz ayına gelindiğinde ise şiddetin bizzat Bakanlık Makamınca uygulandığına şahit olduk. İstanbul’dan Giresun’a gelen 82 yaşındaki kişi yatalak olduğunu iddia ettiği eşinin ilaçlarını yazdırmak istedi. Yasalarımızın suç olarak tanımladığı bu davranışı reddedilince ise ısrarla ve yaşına yakışmayacak şekilde hırçınlaşarak kamu düzenini bozdu. İstanbul’dan yaklaşık 950 kilometre uzakta bulunan Giresun’a gelebilen ama sağlık kurumuna gelemeyen yatalak olduğu iddia edilen kişinin eşi yaşlı adam kendisini yatıştırmaya çalışan 2 polis memuruyla adeta savaştı. Toplum olarak yaşlılara saygı duyma sebeplerimiz arasında yaşlıların yaşlarına yakışır şekilde davranmaları, problem çıkarmak yerine sorun çıkaranları uyarmaları vardır. Lakin bu olayda her şey ters gitmiştir. Kanun koyucular kanunlara uymayanlar hakkında herhangi bir yaş kısıtlaması yapmadığından, yasalarda açıkça suç olduğu belirgin olan hareketlerine devam eden kişi gözaltına alınmaya çalışılmış ve kalp krizi geçirerek vefat etmiştir.

Bakanlık Makamınca bu tür kanunsuz isteklerin yerine getirilmesinin mümkün olmadığı açıklamasının yapılması beklenirken, kanunsuz istekte bulunan kişinin yaşlı olması gerekçesiyle Bakanlık Makamına bağlı olan doktor 2 ay süre ile görevinden uzaklaştırılmıştır. Zaten şiddet rakamları ortadayken adeta meslektaşımız toplumun önüne linç edilmesi için atılmıştır. Bu şekilde halkın gazını almaya alışık olan Bakanlık Makamı adeta bu işten zevk almaya başlamıştır. 

Bakanlık Makamı kendi çıkarmış olduğu yasalara uyan personellerini görevden uzaklaştırmak yerine, halkın ihtiyaçlarına yada isteklerine göre yasaları düzenlemelidir. Örneğin 60 yaş üzeri hastaların ilaçlarının yakınları tarafından temin edilmesinin önündeki engelleri kaldırabilir. İlaç raporları olan hastalar,ilaçlarını doğrudan eczaneden yakınları aracılığıyla temin edebilir. İşe giriş,silah ruhsatı, spor lisansı,ehliyet raporu  gibi işlemlerde doktor raporu yerine kişi beyanını yeterli görülebilir. Bu hususların önündeki engel hekimler değil, yürürlükte bulunan ve Bakanlık Makamınca da çok iyi bilinen kanunlardır. Kanunlar çerçevesinde görevlerini yerine getirmeye çalışan hekimlerin çalışma şartları yeterince zor iken birde suçluymuş gibi göstermeye çalışmaktan vazgeçilmelidir. Kısa bir sürede olsa umut bağlanan Bakanlık Makamı bizleri hayal kırıklığına uğratmıştır. Bu sorunları bilmesine rağmen kayıtsız kalan hatta sürekli olarak yenilerini ekleyen Bakanlık Makamından hiç umudumuz kalmamıştır. Son çare olarak ithal Bakanlık Makamı istenmektedir. Bize bakanlık yapanlar kadar yabancı, uzak olamaz nasılsa!

 

Bakanlık Makamınca hiçbir gerekçe gösterilmeden meslektaşımızın açığa alınması bütün sağlık görevlilerinin vicdanlarını yaralamış, uykularını kaçırmış, tahammüllerini zorlamıştır. Bakanlık Makamının bu hatasından en kısa sürede vazgeçerek meslektaşımızı görevine iade etmesi ve uygulamasını istemedikleri kanunları değiştirerek bu ikileme son vermesi gerekmektedir. 

ŞUAHED  YÖNETİM  KURULU

PAYLAŞ: